|
Düşük bel pantolon, mini etek, dekolte bluzlar ... Giymeli mi? Giymemeli miyiz?
Yani giyince Türk Ceza Kanunu'nun "Hayasızca Hareketler" maddesindeki
"Teşhircilik" tanımına ne kadar uyarız, ne kadar uymayız, sonuçta suç
işlemiş olur muyuz?
|
|
Turistik bölgelerde yerli ve yabancı turist için durum ne olur? İnsanlara bu
yüzden dava açılacağını zannetmiyorum. Bazı hukukçular da bu doğrultuda görüş
beyan etmişler. Ama konuyu derinlemesine araştıracağımı da belirtmek istiyorm.
Kendi adıma düşük bel, mini, dekolte tartışmalarnı yararsız buluyorum. Hava drmnun,
gidilen yerlerin, zamanın, iletişimde bulunulacak kişilerle paylaşılacak knuların,
kişinin tarzının kıyafet seçiminde belirleyici olacağını düşünüyorum. Ancak meslek
icra ederken daha özenli ve dikkatli olmak gerektiği de çok açık. Kendimden örnek
vereyim. Tatile gittiğimde, deniz kenarında dolaştığım gibi dolaşmam, dolaşamam
şehirde, günlük hayatın içinde... Ekrana çkarken kesimini çok beğendiğim düşük
bel bir pantolon giymişsem, üst tercihim mutlaka uzun bir tunikten yana olur.
Oturduğumda, sırtımı döndüğümde, eğilmek zorunda kaldığımda kameraların düşük
bel pantolonumu aşığ bağıran iç çamaşırımı görmesini istemem. O gün eğer hep ayakta
olacaksam iddiali bir mini giyerim, yok oturacaksam tercihim daha uzun bir etekten
yana olur. Aklımı neden eteğime takayım ki? Ayrıca hep kıpkısa giymek hem de sürekli
çekiştirmek kadnı ne seksi ne de dikkatli yapıyor, sadece itici kılıyor. Ve dekolte
bluz ya da elbiseden yana yapmışsam tercihimi durumum kontrolümde olmalı.
Dekoltemin dozuİ konuştıklarımı, ekrana taşıdıklarımı unutturmalalı...
Evet bütün bunlara ekrana çıkarken çok çok dikkat ediyorum ama aynı itinayı
günlük hayatımda da gösteriyorum. Yani taşıdığım giysilerin arzu etmediğim tablolar
yaratacak türden olmamasına çalışıyorum. Her kadının da kendi ölçüleri, içinde
yaşadığı çevre koşulları, işi, hatta hatta eşi dolayısıyla şekillenen giyim tercih
ve zevklerinin seçimlerini belirlediğini biliyorum.
Esra Ceyhan
|