|
Bu hafta diyetisyenim yine tatilde. Toplam 15 günlük tatilinin ikinci ve sonuncu bölümünü yapmakta. Antalya kıyılarında milyonlarca çeşit yemek, kızartma, börek, çörekle donatılmış açık büfeden salata ve sebze yemeklerini seçip yiyordur eminim ki. Eskiden olsa bu bana çok saçma ve gereksiz bir tercih gibi gelirdi. Ama şu anda hak veriyorum ona.
Bu tatil durumundan dolayı bu hafta tartılamıyorum. Ancak haftaya tartılabilicem. Bu bir hafta içerisinde bir düğün ve bir doğumgünü geçirdim.
Düğünde et sote pilav pasta yedim kendi doğumgünümde de pasta yedim yine. Diyetisyenim bunları yememe izin verdi. Düğünde bir de içki içtim bir şişe kadar şarap. Bu biraz extra oldu çünkü en fazla 3 bardak şaraba iznim vardı. Ama altı ay diyet yapmışım o kadarcık oluversin diye karar kılmıştık diyetisyenimle.
Diyetisyenime sormadan danışmadan hiç bir şey yapmıyorum zaten. Gerekirse cep telefonundan arayıp soruyorum Bunlar çok önemli detaylar. Cep telefonunu vermeyen bir diyetisyenle çalışmam çok zor olabilirdi. Ama karşılıklı güveni sağladıktan sonra bunda hiç tereddüt bile etmedi. Ben de elbette zorda kalmazsam arayıp onu rahatsız etmiyorum. Sonuçta bütün bir hafta çalışıyor ve zayıflamak isteyen insanları dinliyor onlarla ilgileniyor iş saati bittiğinde de o vakti kendisine ayırmak istiyor. Buna anlayış göstermek gerekiyor.
Umarım haftaya tartılmaya gittiğimde kilo almamış olurum bu kadar pasta ve içkiden sonra.
Ama genel olarak bir zayıflama söz konusu elbette yirmi kilo verdim bu çok doğal ama sanki şimdi birden bir gecede o 20 kiloyu vermişim de dal gibi incecik kalmışım gibi görüyorum. Pek çok insan da öyle diyor zaten "birden zayıfladın" diye. Ben neler yaşadım o kiloları verene kadar siz biliyor musunuz? Yazılarımı okuyanlar bilir anlar ancak..
|